fiko

Haftanın Konusu

Yeni konumuz "Hayır, hayır, hayır... Kime söylüyorum ki şarkıyı?'. Bu kez her şey çok basit: ya evet diyeceksiniz, ya hayır...

23 Temmuz 2016 Cumartesi

Benden, Sizden Biri Yaratmayı Nasıl Başardınız?


14 Eylül 2134
Gün itibariyle okuma ve yazmayı sökmüş bulunmaktayım. Bebeklik anılarım hafızadan silinmeden yazıya almam şart. Öncelikle şu anam olacak kadın, tanık olduğum ilk darbeyi gerçekleştirdi, hem de bana karşı. Memeyi ve bezi, alçakça bir kararla aniden kesti. Meme ucuna benzer bir şişeyi ağzıma sokup, oradan süt içiriyor. Beze karşı tepkimi oraya buraya sıçarak koyuyorum, beze tekrardan kavuşacağım günler yakındır.

8 Eylül 2137
Bu sabah okul denen bir şeye başladım. Dünyada gördüğüm en saçma şey, sabahın köründe, yaşıtım çocuklarla birlikte belli bir alana kapatılıp, eğitim adı altında esir tutuluyorum. Bu olayın arkasında yine o annem olacak kadın ve onun müttefiği babam var. Ondan beklemezdim... Bu durumun epey süreceği söyleniyor, diğer çocuklarla örgütlenmemiz şart fakat; örgütlenmenin ne olduğunu anlatabilecek kapasiteye sahip değilim. Bir süre boyun eğmek en doğrusu gibi duruyor.

3 Mart 2139
Aşık oldum. Sınıfta bir kız var, çok güzel. Muhabbetimiz olumlu, önümde oturuyor ve sürekli irtibat halindeyiz. Sanırım o da bana yanık.

6 Ekim 2144
Geçen sürede 20 kere daha aşık oldum, onları yazma gereği duymuyorum. Sürekli değişiyor çünkü.

9 Haziran 2146
Eğitim adı altındaki esaret devam ediyor ve buna hala karşı koyamıyorum. Yine de objektif olayım, cidden pek çok şey öğrendim ama; hala daha bu şekilde kapalı tutulma durumunu anlamlandırabilmiş değilim.

14 Kasım 2147
Siyaset diye bir kavram var, insanlar birbirini yiyor. Okulda bile gruplaşmalar başladı, ailelerinin düşüncelerini birbirlerine karşı deli gibi savunan çocuklarla bir aradayım.

23 Temmuz 2148
Epeydir yazamadım, yine aşık olmuştum. Sevgili olduk hatta. Yalnız 10 gün boyunca ulaşamadım ona, ayrıldık diye düşündüm, başka kıza aşık oldum. Meğer ayrılmamışız. Başka kıza aşık oldum deyince, "Bir de bunu bana söylüyor musun utanmadan?" dedi. Utanmamıştım, sadece doğru söylemiştim
.
11 Ağustos 2148
Acı çekiyorum. Alçak kadın, darbe vurdu bana. 130 yıl önce kadar, şarkıcının biri "Kaybedince daha çok seveceksin." demiş. Nasıııl? Aşk mı acısı bu?

4 Şubat 2149
Şu siyaset diye bir şeyden bahsetmiştim ya, hah, o işte hayatın merkezi oldu. Etrafta ordu göreve yazıları görüyorum. Ne alaka lan? Silah tutan adamın işi ne?

26 Eylül 2149
Darbe oldu. Yok benim sevdiğim kız yapmadı, insanların çağırdığı ordu yaptı. Daha önce ülkeyi yönetenler öldürüldü. Halk çok memnun duruyor. Kurt görünümlü bir abi bildiri okudu ve yönetim değişti. Eski yönetimi savunan insanlar bile mutlu bu durumdan. "Vakti gelmişti." diyorlar. Korkudan diyorlar, tahmin edebiliyorum. Silah her şeyden üstün duruyor.

2 Ekim 2150
Üniversiteye girdim, biraz zor olsa da başardım. Ülkeye demokrasi geldi deniyor her yerde. Üniversite farklı bir ortam. Kulüpler ve örgütler var, genelde siyasetle ilgili. Müzik kulübüne girdim. İnsanların öldürüldüğünü gördükten sonra siyaset bana göre değil. Belki de bu yüzden darbe amacına ulaştı. Yine bir 140 yıl önce hatırlamadığım şarkıcının dediği gibi. "Ölmek zor, ölüm çok zor." Öyle mi arkadaşlar? Çok sağ olun ha!

1 Ocak 2151
Karşı darbe oldu. Yine silahla oldu tabii. Silah kesin çok üstün. Önceki darbede öldürülenlere karşılık başkaları öldürüldü. Çünkü can, canla temizlenir “netekim”. 150 yıl önce ne güzel demişler: "Biri sağdan, biri soldan asılınca... Masal olduk, masal olduk yine." Herkesin bu durumdan memnun olduğunu söylememe gerek yok sanırım. " Gençliği haybeye yenmiş yorgun ve yalnız nesil, birbirini buldukça düşmedi, düşmeyecek." Eski sözler umut veriyor ama sonuç verir mi şüpheliyim... Olağan yaşama daha hızlı dönülecek deniyor, onu bekliyoruz.

15 Haziran 2151
Olağan yaşama dönüldü, okul devam ediyor. Arkadaşlarla grup kurduk, müzik yapıyoruz. Bir tane barla anlaştık, epeydir sahne alıyoruz. Barın sahibi bizden 140 yıl öncesinin Pop müziklerini çalmamızı istiyor, halbuki biz 180 yıl öncesinin Rock müziklerini çalmak istiyoruz. Bu hafta kovuluruz gibi duruyor. Bir darbe de buradan yedik, örgütlenmek şart. Together we stand, divided we fall!

19 Nisan 2155
Bu sene mezun oluyorum. Bittiği gibi askerlik görünüyor. Peygamber ocağı sonuçta tabii. Hem askerlik yapmayana kız vermezler. Ah ne güzel söylemiş 140 yıl önce siyaset ve spor yorumcusu: "Zorunlu askerlik cinayettttiiiir, hoaaaaydaaa."

3 Temmuz 2155
Ara ara aşık oluyorum yine, yazmadım diye merak etme.

8 Ocak 2156
Yüksek lisansa başladım, askerliği erteleyeyim diye. Aslında bitirsem de güzel olur da, bitirsem ne olacak. Bu arada yine aşık oldum ha, sevgiliyiz şu an. İyi bir kız. Yok lan valla iyi kız, ben seviyorum diye değil.

22 Haziran 2156
İşe girdim. Daha ilk haftadan şirketteki taht oyunlarını gördüm. Her sabah asık suratlı 20 insan bir binaya giriyoruz, bütün gün somurtuyoruz. Okul bile daha iyiydi, en azından bir şeyler katıyordu bana ve gülen insanlarla birlikteydim.

3 Ağustos 2156
Bir buçuk ay oldu başlayalı işe, nasıl devam edecek bu durum hala bilmiyorum.

9 Şubat 2157
Yüksek devam, iş devam, ama insan şeytan. Birbirinin kuyusunu, sırf kariyer hırsları için kazan insanları gördükçe varlığımdan utanıyorum. Ve ne yazık ki bu siyasette de öyle, dostluklarda da öyle, sevgili ilişkilerinde de öyle. Ayrıldım dememe gerek yok sanırım. 140 yıl önce bu durumu ele almış şarkıcının dileklerini umut ederek devam etmeye çalışıyoruz. " Utan utan, utanmayan insan olur mu lan? Altın bir madalyon gibi taşınmalı vicdan."  Vicdan ve iyi niyeti kaybetmedikçe, insanlığımızı koruruz gibi geliyor.

16 Ekim 2159
Önümüzdeki hafta işten ayrılıyorum. Başvurduğum yerler var ama kabul görmüyorum. Askere gitmek zorundayım bu şartlar altında.

18 Ağustos 2160
Askere gittim geldim. Vatani görev abi. Mutlaka gidilmesi gerek. Yerden izmarit toplamak olsun, "çekbas" olsun, yeri geldiğinde vatan için şınav çekmek olsun... Hepsini yaptım ulan ben! Tamam artık, planlanmış geleceğimi yola sokma zamanı. Evlilik vakti geldi gelmesine de, ne güzel demiş Nuri Abi 160 yıl önce: " Kadın nankör olur, sonunda neyini gördük der. Oğlum kadın parasız erkeği sevmez."

21 Aralık 2160
Evlenmiş olmak için evlenmek ne lan? Geçenlerde, bir kız bana, onunla evlenirsem eğer bir ömür çalışmama gerek kalmayacağını, eşek yüküyle para kazandığını söyledi. Gördüğüm kadarıyla, para için benlik satmak çok kolay da, benim onlardan biri olmam kendi savunduğum ilkelere çok ters. Ayıp lan... 1 bira az içelim, ama vicdanen rahat olalım.

23 Temmuz 2162
Öldüm. Bedenen değil ama... Hala daha silahın insandan üstün olduğunu savunduğunuz için, hala daha kötü niyetinizi profesyonelliğinizle örttüğünüz için, ve hala daha insanlığınızı ve vicdanınızı açık açık, paraya pula sattığınız için. Silahı, kozu, kötülüğü ele geçirdiğiniz anda darbeye teşebbüs ediyorsunuz. Genelde de başarılı oluyorsunuz. Aile ve arkadaşlık kurumlarının bitmemesi nefes alma sebebi gibi duruyor. Onların akıbeti size benzemesin.

1 Aralık 2169
Annemi ve babamı kaybettim. İçimdeki boşluğu ve hüznü ne kaleme alabiliyorum ne de anlatabiliyorum. Saçma sapan bir işte, sabit bir gelirle, adeta günlerimin dolmasını bekliyorum.

17 Ocak 2173
Hiçbir şeye tahammülüm kalmadı. İşin garip yanı tepkisiz ve gamsız bir şekilde sürdürüyorum bu hayatı. Sona yakınım. Asmayalım da besleyelim mi bu umutsuzluk kanserini?

7 Şubat 2173
Güzel yanlarının görülmesi gerektiğini söylediğiniz şu hayatın içine sıçtınız. Siyasetiniz de, hırslarınız da, kötü kalpleriniz de batsın. Son böyle olsun istemezdim ama darbe sırası bende. Ve bu darbeyi sizin gibi, insanlığa karşı değil; kendime karşı yapıyorum. Bundan 170 yıl önce çok kıymetli bir müzisyenin dediği ve yaptığı gibi: “Yaşamak istemem artık aranızda.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder